ben şimdi bir litre çağrısında escort ankara

Üç adam vardı, testiler ile oturan ale yakın masaların üzerine atlamali
iki tanesi, bir bankta oturmuş, duvar tarafından da yeryüzünde başka bir ile yerleşmek yüksek bir arkadadır
koştu duvardan sadece kapının önünde korumalı olanlar bets on kayıt tarafından gelen yangın söndürme dama,
kapı bulunmaktadır. O, razı hiçbir er izleyebildim daha bana o kadar fırladı, sandalye koyarak için
bana tarafından yangın bade beni ingilizce oturmak, kendi koltuğuna ve sonra kaldığı yerden devam. John Jones
yakında bulma bir sandalyeye geldi oturdu ve bana göre, ben şimdi bir litre çağrısında cwrw da.
Hancı bustled hakkında tahta bacak üstünde onu bize getirdi ve halen iki ale
gözlük, doldurdum, ve birini alarak içti sağlığı için şirketin bize iade eden
teşekkürler adamın yerleşmek oldukça ingilizce kırık. Halen faaliyet gösteren ve ashabına biri
kalkarken ödenen hesaplaşma ve onun ayrıldı, diğer kaldı, yiğit bir genç adam
giyinmiş gibi bir şey bir taş-mason, bu gerçekten de ben yakında olduğunu keşfetti – o
çok gelişmiş doğru bir escort ankara zehirlenme durumu konuştuk ve çok incoherently savaş hakkında,
umut ettiğini söyleyerek onu yakında sona erdirmek için o ” devamı korktum o, hanginizin
stand a chance of vurulma o olduğu gibi, özel Denbighshire Milis. Ben söyledim
oldu yüreklerinde beyefendi milis olarak istekli olması her zaman için canını içinde
hizmet Kraliçe. Cevap hangi o yaptı ben yapamadım tam olarak anlamak, onun
söyleyiş olmak çok silik ve ankara rus escort kırık; oldu, ancak, yapılan bazı derecesine sahip
şiddet, iki ya da üç Myn Diawls, bir darbe ve onun ile masaya yumruk. O
sonra bana sordu olup olmadığını düşündüm milis olurdu tekrar seslendi. “Hiçbir şey daha fazla
muhtemel,” dedim.”Ve onlar nerede olacağını gönderilecek?”"

çocukken okulda vardır; ahşap ne yapılıyor?

talep etti.”Hayır,” dedi, “doğduğu Bolton,
yaklaşık on sekiz ay önce ” biz burada sadece bir yıl.”,”Do birçok ingilizce,” dedim,
“evlenmek Galce eşleri?”"Bir çok büyük,” dedi. “Galce kızlar bol evli
İngilizler Bolton.”,”Do İngilizler yapmak iyi kocalar?” dedi I. kadın
gülümsedi ve halen içini çekti.”Onu koca,” dedi Jones, “düşkün bir bardak ve ale
genellikle kamu evine.”"ben yapmak herhangi bir şikayeti olmamaktadır” diyen kadın görünümlü biraz öfkeyle
John Jones.” kocanız, uzun boylu, hantal adam?” dedim.”Sadece” öyle, ” dedi kadın.”Bu
iki büyük erkekler gördük diğer night at the public-house at Llansanfraid,” dedim için
John Jones.”Ben onu bilmiyorum,” dedi Jones, “olsa da ben onu duydum, ama ı-si olmak hayır
şüphe yok ki oldu o.”ben diye sordu kadın kocasının nasıl devam verebilecek bir ticaret clogmaker
böyle uzak bir yerde ve de olsun diye hawked onun takunya hakkında
ülke Ediyoruz.” çağrı ona bir zarar-maker,” demiş kadın, “ama gerçek şu ki, o yalnızca keser
aşağı ve ahşap modası o kareler halinde, bunlar tarafından alınan bir altında-master kim
gönderir üretici Bolton istihdam eden eller, kim bunları yapın
takunya.”"Bazı ingilizce” dedi Jones, “o kadar yoksul ki onlar satın göze alamaz
ayakkabı; bir çift ayakkabı maliyet on ya da on iki şilin, oysa bir çift takunya sadece iki maliyet.”"Ben
” sanırım, ” dedim, “o ne ararsanız takunya tahta ayakkabı.”"Sadece ” öyle, ” dedi Jones – “onlar
bunlar esas olarak kullanılan mahallede Manchester.”"ben onları görmüş at
Huddersfield,” dedim, “ben küçük bir çocukken okulda vardır; ahşap ne yapılıyor?”"Of
bu gwern, ağaç veya kızılağaç,” demiş kadın, “yok, ” her iki tarafında bol
brook.”John Jones doğru olup olmadığını sordu şimdi o ona verebilir bir tamaid ekmek; dedi
olabilir, “ve bazı tereyağı onunla.”Diye sonra dışarı çıktı ve halen faaliyet gösteren ve bir somun ekmek ile döndü
biraz tereyağı.”Vardı size daha iyi beklemek değil,” dedim, “biz girene olsun the ınn at Llansanfraid?”Bu
kadın, ancak, yemek için yalvardı bazı ekmek ve tereyağı nerede o oldu, bir kesme
plateful yerleştirdi ondan önce, sunulan ilk olması bana biraz ben hangi reddedildi.”Ama var
hiçbir şey içmek ile o,” dedim ona.”Eğer lütfen size,” demiş kadın, “ben bir bira bardağı için gidecek
ale kamu-house at the Pandy, orada daha ale at the ınn at orada daha Llansanfraid.
Bu benim kocam gider Llansanfraid daha az gittiği için ale fazla konuşma için
çok az olduğundan ingilizce konuşulan de Pandy ancak iyi ale.”John Jones dedi
o hayır istedi ale – ve saldıran ekmek ve tereyağı hızla yapılan bir sonu olur; tarafından
o zaman yapmıştı fırtına bitmişti ve kalkmadan ben çocuk verdi twopence ve sol
yazlık Jones ile.

Gözü dönmüş bir şiddetle escort

“Lanet olsun, hatırlayamıyorum!” Bağırışı küçük bets10-a odanın içinde yankılandı. Avuçlarının
tabanlarını sanki saplamaya çalışır gibi kafasının iki yanma vurdu. “Uğraşıyorum,
uğraşıyorum, ama hiçbir şey yokl Güya doktor olacaksın, neyim var benim?”
Cevap vermeye başlayamadım bile. “Ben sadece pratisyen doktordum, ama uzmanlar var,
onlar…”
“Sikeyim hepsini!” Ağzından tükürükler saçıldı. “Beyaz antalya escort bayan
önlüklü puştlar ne bilir ki?”
Bu sefer sessiz kalacak kadar akıllılık ettim. İçindeki öfkenin bir kısmı dışarı akmış gibiydi.
Sophie’ye bakarken kocaman elleri açılıp kapandı . Sophie şimdi bile uyanmamıştı.
“Sen ve o… O senin kız arkadaşın.”
Değil diyecektim, ama bir şey beni durdurdu. Monk cevap bekliyor gibi görünmüyordu.
“Bir kız arkadaşım vardı .” iki eliyle birden ensesini kavradı . Ağzı kıpırdadı . “Onu öldürdüm.”
Monk’un hayatı , on beş yaşma geldiğinde geri dönüşsüz şekilde belirlenmişti. Doğumu
sırasında öksüz kalan Monk fiziksel kusurları yüzünden kendisinden uzak durulması ve
anormal güçlü oluşuna duyulan korku sebebiyle iki misli dışlanarak büyümüştü. Bu haşin,
acibe oğl anı evlatlık alan az sayıda aile de, onunla yaşadıkları sarsıcı deneyimler yüzünden
kısa süre sonra onu geri göndermişti. Ergenlik çağına ulaştığında yetişkin erkeklerin
çoğundan daha güçlüydü ve şiddet göstermek ve tehditle sindirmek onda alışkanlık haline
gelmişti.
Derken, kı sa süreli bilinç kayıpları başladı .
ilk başlarda bunların farkında değildi. Çoğu zaman geceleri oluyordu, bu yüzden ancak ertesi
gün kafa bulanıklığı ve uyuşukluk hali yaşadığında, esrarengiz çürükler ve kanlı ellerle
karşılaştığında bir şey olduğunu anlıyordu. Gönderildiği çocuk hapishanesinde, geceleri
sergilediği davranış diğer sakinleri dehşete düşürdüğü zamandı ki, sorunu gün ışığına çıktı .
Monk öfke nöbetine tutuluyor, deli gibi gülüyor ve kendisini yatıştı rma yönündeki her
girişime tahripkar ve gözü dönmüş bir şiddetle tepki veriyordu. Ertesi sabahsa hiçbir şey
hatırlamıyordu.
İl k başta, suçlamaların ve ardından gelen cezaların, uğradığı
zulmün yeni biçimlerinden ibaret olduğuna inandı. Buna kendini her zamankinden daha
fazla çevresinden yalı tarak ve saldı rganlaşarak tepki verdi. Yardım istemek asla akima
gelmedi ve önerilseydi de reddederdi. Gerçi önerilmiş değildi ya. Hapishane psikologları
antisosyal davranışlardan, dürtü kontrolü bozukluklarından ve sosyopat eğilimlerden söz
ediyorlardı . Ona bir kez bakmak, insanın en kötü şüphelerini doğrulamaya yeterdi. O bir
acibeydi, bir canavardı.
O Monk’tu.
Yaşı ilerlerken, sı k sık bozkı rda dolaşır oldu. Kayalık tepeleri ve dikenli katı r tı rnaklarıyla bu
kadim arazinin yatıştırıcı bir etkisi vardı . Daha da önemlisi, kendi antalyas escort başına kalmasına olanak

İçgüdüsel davranıp elini

“Köpekleri kandırıyor mu?” Kandırmayacağını biliyordum, ama bunu ona söyleyecek
değildim.
“Köpekleri değil. Eğiticiyi.”
Onu hafife almışım. Polis köpekleri ne kullanı rsa kullansın izini sürebilirlerdi. Ama eğer
deneyimsiz bir eğitici bir tilkinin kolayca ayı rt edilebilen kokusunu yakalarsa, köpeğin yanlış
iz üstünde olduğunu düşünebilirdi.
“Burası ne?” diye sordum. “Buralarda mağara olduğunu bilmiyordum.”
“Kimse bilmiyor.”
Polis de dahil. “Son seferde burada mı gizlendin?”
Aniden kafasını kaldırdı . “Gizlendiğim falan yok! Ben her zaman buraya gelirim.”
“Niçin?”
“Senin gibi insanlardan uzak olmak için. Şimdi kapa lanet çeneni.”
Yerdeki döküntüleri altüst edip arandı ve bir kalıp çikolata çı kardı . Kâğıdını yırtarak açtı ve
sanki açlıktan ölmek üzereymişçesine çikolataya saldırdı . Bittiğinde bir su şişesinin kapağını
açı p suyu kafasına dikti. Adem elmasının aşağı yukarı hareketini seyrederken ben de kendi
kavrulan boğazımın far-kmdaydım.
Monk boş şişeyi bir tarafa fırlattı . Sophie’yi kafasıyla işaret ederek, “Uyandır onu,” dedi.
“Uykuya ihtiyacı var.”
“Ben yapayım ister misin?”
Kanlı elini Sophie’ye doğru uzattı . İçgüdüsel davranıp elini ittim. Monk birden kı pı rtısızlaştı,
kızgın gözleriyle içime işler-cesine baktı .
“Yaralı,” dedim. “Eğer sana yardım etmesini istiyorsan, dinlenmesi gerek. Daha yeni bir
araba kazası atlattı , Tanrı aşkına.” “O şekilde yuvarlanacağını bilmiyordum.” Sesi somurtkan
çıkmıştı. Tekrar Sophie’ye baktı; bu sefer yanağındaki rengi açılmaya başlayan çürüğe
odaklanmıştı. “Yüzüne ne oldu?” “Bilmiyor musun? Biri evine girip ona saldı rdı.”
O kara gözlerde bir şey titreşir gibi oldu. Geniş alnında derin çizgiler belirdi. “Her taraf harap
olmuştu. O orada değildi. Ben… ben yapamıyorum…”
Ellerini tı raşlı başının üstünde kavuşturdu, sesi alçalıp işitilmeyecek kadar hafif bir mırılt ıya
dönüştü.
“Neyi yapamıyorsun?” diye üsteledim, kendimi kaybederek.

Solunum yolları escort

kadar bitap düşmüştü, o sı rada Monk’un manyakça bets10-a kahkahaları da sönmeye başladı . Her an o
ölü gözlerin bize dönmesini bekliyordum, ama sanki biz orada bile değilmişiz gibiydi.
Göğsünden son bir kahkaha dalgası yükseldi ve nefes alış verişleri yavaşlayarak tekrar o
kulak tı rmalayıcı hırılt ıya dönüştü. Monk şimdi sakince oturuyor, duvara yumruk attı ğı
elinden kan damlıyor, ağzı uyuşturucu izmir escort bayan almış gibi gevşekçe sarkıyordu.
Tanrım! Az önce ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Monk’un dengesiz olduğunu
biliyordum, ama bu… bu başka bir şeydi. Istemdışı bir şeye benziyordu, sanki kendisi farkında
bile değilmiş gibi. Ya da bilinci tam olarak yerinde bile değilmiş gibi. Nereden aklıma
geldiyse, birdenbire Roper’ın yıllarca önce söylediği bir şeyi hatırladım: Geçen gece yine
sağa sola saldırmış… Işıkların kapatılmasının ardından bir öfke nöbetine girdikten sonra,
yine o gösterilerinden birini sergilemiş. O yüzden gardiyanlar ona güllen çocuk diyor.
Monk kımıldamaya başlıyor, sanki uykudan uyanır gibi ağır ağır gözlerini kırpıştırıyordu.
Yeni bir öksürük nöbetine yakalandı. Geçtikten sonra boğazını temizledi ve yere tükürdü. Bu
onu bitap düşürmüş görünüyordu. Elini yüzünden geçirdi, duvarı yumrukladı ğı eliydi bu.
Elindeki kanı görünce kaşlarını çattı , sonra onu seyrettiğimi fark etti.
“Bok mu var, ne bakıyorsun?”
Hemen bakışlarımı kaçı rdım. Sesime kayıtsız bir ton vermeye çalışarak, yerdeki aluminyum
blisterlerden birini elime aldım. “Bu antibiyotikler göğüs enfeksiyonuna fayda etmez.” “Sen
nereden biliyorsun.”
“Eskiden doktordum.”
“Siktir oradan.”
Tabletleri tekrar döküntülerin arasına bıraktım. “Tamam, bana inanma. Ama bunlar mesane
enfeksiyonları için, solunum yolları değil.”
Monk’un kara gözleri ışıldadı . Kucağıma kafasını koymuş olan Sophie’ye baktı .
“Bu nedir?” diye sordum çabucak, toprak dolu poşeti ayağımla dürterek. Aklıma gelen ilk şey
buydu.
Cevap versem mi vermesem mi diye düşünür gibiydi, ama hiç değilse dikkati Sophie’den
başka yöne çekilmişti. “Tilki sidiği.”
“Tilki?”
“Botlu ayağını kaldı rdı . “Köpekler için.”
Bu leş gibi kokmasını hiç değilse biraz açıklıyordu. Tilkiler keskin kokulu sidiklerini kendi
bölgelerini işaretlemek için kullanı rlardı: Monk kendi vücut kokusu maskeleyeceğini umarak,
bir tilki ininden aldığı toprağı üstüne başına sürmüş
izmir escort olmalıydı . Hatı rlamam gereken bir şey
var gibi hissettim yine, fakat bu konuda endişelenemeyecek kadar dikkatim dağınıktı.

Odada bir değişiklik

Monk hâlâ kıpırdamamıştı ve nefes alıp verişinin derin, hırılt ılı ritmine bakılırsa, şu an
öncekinden daha derin uyuyordu.
Ama onu uyandırmadan sıvışmamıza yetecek kadar derin olduğundan şüpheliydim. Ee, ne o
zaman? Uyurken kafasına bir şey mi indireceksin? Bu kadar hunharca bir şeyi yapabileceğimi
-ve onun da uyanıp beni parçalara ayı rmayacağım- varsaysam bile, yüzeye tekrar nasıl
çıkacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Belki yardımcı olabilecek bir şey görürüm umuduyla etrafa bakındım. Yerde boş su şişeleri ve
boş yiyecek paketleri, atılacak gaz tenekeleriyle piller birikmişti. Bazıları yıllar öncesinden,
herhalde Monk’un burada gizlendiği son seferden kalmaydı. Yanımda yı rtı k pı rtı k bir telefon
rehberi, içlerindeki öksürük haplarına ulaşmak için yırtılarak açılmış, daha yakın zamanlara
ait bir yığın ilaç kutusu, alüminyum blisterli antibiyotikler ve belli ki bir eczane basılıp
alınmış nişadır olduğunu fark ettiğim küçük, kahverengi şişeler vardı . Nişadır önce kafamı
karıştı rdı , ama sonra birkaç gün önce Monk’un izini süren polis köpeğiyle bağlantısı nı
kurdum.
Nişadınn içeriğinde amonyak vardı r.
Bunlar dışında, yakınımda sadece leş kokulu toprakla dolu bir naylon torba vardı . Miske
benzer koku nedense tanı dı ktı , ama çıkaramadım. Hâlâ Monk’a bakarken, döküntülerin
arasında daha başka neler gizli diye görmeye çalıştım. Bir kutuyu usulca bir tarafa ittim,
arkasındakini görünce kaskatı kesildim.
Bir el fenerinin silindirik, siyah gövdesi.
Fenere erişemedim. Bozulmuş olabilirdi; öyle değilse bile, feneri kullanabilecek duruma
gelmek için önce Monk’u atlatmak zorundaydık. Fakat bu bana küçük de olsa bir umut verdi,
şu an en ufak umut kırı ntısına bile ihtiyacım vardı . Sophie’yi rahatsı z etmemeye çalışarak,
kolumu olabildiğince uzatı p fenere doğru eğildim. Parmaklarım fenere yalnızca birkaç santim
mesafedeydi ki, odada bir değişiklik hissettim. Sanki hava birdenbire elektrikle yüklenmiş
gibi, kollarımdaki tüyler diken diken oldu. Kafamı kal dırıp baktım.
Monk gözlerini bana dikmişti.
Tam olarak bana değildi aslında. Gözleri hemen yan tarafımdaki bir noktaya sabitlenmişti.
Söyleyecek bir şey bulmaya çalışırken dudaklarımı ıslattım. Ben bir şey diyemeden Monk
kafasını spastik bir şekilde sağma doğru hızla salladı , ağzının tek tarafı bir küçümseme
ifadesiyle kıvrıldı.
Derken gülmeye başladı .
Ürpertici, balgamlı bir kıkırdamaydı . Gitgide yükseldi, tizleşti, ta ki omuzları gülmenin
kuvvetiyle sarsılana kadar. Kabuklu yaralarla kaplı yumruğunu aniden sallayıp yanındaki
pürtüklü duvara elinin yan tarafını indirirken irkilerek geri çekildim. Cam acıdıysa da hiçbir
belirti vermedi. Hâlâ gülüyordu, yumruğunu kayaya bir kez daha indirdi. Ve bir kez daha.
Sophie kıpırdandı ve huzursuz bir inilti koyverdi. Gözlerimi Monk’tan ayırmadan elimi
Sophie’nin omuzuna koyarken hareket etmemesini diledim. Yatıştı , tam olarak uyanamayacak

Ve bir kesinti escort

“Merhaba , baba ! ”
Avukatlık ayrılmasından sonra , Yaldız oldukça titizlikle olmuştu
masanın üzerindegazetelerin bazı üzerinden gidiyor . O karşılaşan bir
Avukatın kötü örtülü nedeniyle yaralanma belirsiz hissi
sanığın kız adına onun bets10-a sempati uyandırmak için çabalar . içinde
ihtimaline karşı kendini güçlendirilmesiiçgüdüsü
O zayıflık sayılır ne verimli ,patronu prova
Onun hoşgörüsüzlüğü haklı gerçekler , ve , gerçekten, yakında geldi
doğruluk büyür hangitakdire şekilde üzerinden haset
dünyada. Ve bir kesintigeldi o zaman oldu
aşk , iki kelime , sevgi kelimelerin söyleyiş içinde haykırdı
o en duymak özlemibir ses -ses oldu bu
oğlu . Ancak, o kadar bakmadı . Şey tamamen oldu
imkansız ! Çocukyere , junketing , philandering edildi
Riviera. Tam yere yaptığı ilk çıtlatma gelirdi
para isteyen bir kablo biçiminde . Her nasılsa , duygularını
haksız yere o sabah karıştırılır bostancı escort olmuştu , o duygusal büyümüştü ,
hoş şeyler hayal …. Bütün bu bir saniye içinde . Sonra,
yukarı baktı . Neden, gerçek oldu! O gülümseyerek , orada Dick yüzü oldu
kapısında . Evet, Dick , o Dick kendisi oldu! yaldızcı
ayağa fırladı , yüzü aniden genç , parlak büyüdü .
” Dick ! ” Büyük ses nefis hassasiyet yumuşatılmış oldu .
Arayaikigözünde olarak ,çocuk ileri koştu vede
Bir sonraki an sıktı sıkıca baba ve oğulelleri . onlar
Onların tebrikilk duygu sessiz idi . Halen,
Yaldız için Sesindeki sertlik yönünde bir çaba ile , konuştu
sarsılır ne kadar maske . Amasesleri daha nazik daha çaldı
Herhangi o sevgi ile titreyen pek bir gün , için kullanılan vardı .
” Seni ne getirdi ? ” diye talep .
Dick , çok , çok ötesinde bir duygugerginlik hissetmişti
olağan şeyler . O önce boğazını temizlemek zorunda kaldı
o da kabul umursamazlık olduğu varsayımı ile cevap verdi
fırsat yakışır .
” Neden , ben sadece eve gelmek istedim , ” dedi ; hafifçe . A
ani hatırlama bu kez ona duruş vermek için geldi
duygusal rahatsızlık , ve o aceleyle ekledi : ” Ve ,aşk için
cennet , Sadie beş dolar ver . Ben ödemek için ondan ödünç
Taksi ‘ . Görüyorsunuz , baba , ben kırdı değilim. ”
” Elbette ! ” Söyleyerek , Edward Yaldız iri kükredi
kahkaha . Neşepatlaması olarak, onun bastırılmış duygularını bulundu
Onların beylikdüzü escort havalandırma . Diye konuştu zaman o hala çok gelen , adaçayı gülerek oldu
okyanus seyahat deneyimi . “Gemide Poker , herhalde . ”
Diye yanıtladı gibigenç bir adam , çok , reminiscently gülümsedi :
” Hayır, ben değil , Monte Carlo, küçük bir çalışma var mı ama , o .
Ama bu da , beni bitirdigemiydi . Görüyorsunuz , baba ,
Onlar Kaptan Kidd ve sendika gibi korsanlar bir demet kiraladı ve
ne küçük Richard’a yaptığı şiddetli bakırköy escort bir şeydi . Ve yine ,
bu da ,gerçek bir sorun değildi. Aslında sadece , I
doğal kırdı gitti . Diğer tarafta yapmak değil zor bir şey . “

Yargıç Lawlor ve metresleri

üzerinde . Sesinde samimi kararlılık bir tonu vardı .
O olsaydı “yargıç cezayı vermiştir hemen önce , ona sordu
demek bir şey . Bunu sadece bir olağan formu bulunuyor , biliyorum – bir şey olduğunu
nadiren çok şey demektir . Ama bu durum farklı idi , let
sana söyleyeyim . O anda cevaplayarak hepimizi şaşırttı ki o
vardı. Bu beklemedin ki , gerçekten üzücü , Yaldız bulunuyor . Neden ,
lanet – - fine konuşma ” o zavallı kız yaptı!
Avukatın adli beklentileri onun dürüst gösterdi
kalpten bu hitabet etkinliğinin takdir
o günmahkeme salonunda duymuştum .
” Pooh ! Pooh ! ” yakınan itiraz geldi . ” Öyle görünüyor ki
Seni hipnotize . ” Sonra yeni bir düşüncepatronu geldi gibi , o
anksiyete bir iz konuştu . Muhabirler , her zaman vardı
aptalca lâf ile doldurmak için boşluk arıyor .
” Diye bana karşı bir şey , ya damağaza mı dedin ? ”
” Bir kelime , “avukat ciddiyetle cevap verdi . Onun gülümseme
takdir gizlice sır oldu. ” O sadece bize nasıl onu
o on altı yaşındayken babam öldü . O mecbur oldu
O kendi geçimini sonra . Sonra o vardı ne söyledi
hiç orada olmadan , giderek beş yıl sizin için çalıştı
ona karşı bir tek şey . O asla olduğunu da söyledi
onun dolabında bulunanşeyler gördük . Ve dedi fazla
ki ! Kendisi ne demek anladım eğer oyargıç sordu
bir kız yoktu bir şey için hapse mahkum edilmesi için
yapılır . Her nasılsa , Yaldız, diye konuştukyol üzerindeki etkisi vardı
mahkeme salonunda herkes . Biliyorum ! Bu benim işim
böyle şeyler anlıyorum . Ve ne dedi gerçek çaldı . ne
dedi veyolu o , beynini ve cesaretini dedi .
Sıradan dolandırıcı ne sahiptir. Yani, bir şüphe vardı o olabilir
Doğruyu konuşan edilecek . Bunu tüm gerçek çaldı , yaldızcı bakın ! ve
bu işler bu şekilde halka nasıl bilmek benim işim. “oldu
biraz duraklama ,avukat endişeyle ileri geri hareket ederken .
Sonra ekledi: “Ben Lawlor tecil olurdu inanıyorum
onun ile konuşmak için olmasaydı . ”
Yaldız etkilendim olduğunu isteyen işaretler yoktu . fakat
adam yumuşak lifleri bir alışkanlıkları tarafından körelmiş edildi
ömür boyu . O zamanlar sahip gömülü kalmıştı Ne kalp
Genç karısınınmezar , sadece kendi oğlu için yeniden canlandırmak için .
Birçok şey , o sürekli bir sert bir adamdı . O hiç vardı
hayal , o gerçek bir sempati olabilir .
O döner koltukta hızla döndü , ve bir duman bulutu üfledi
Onun ağzından . Konuştuğu zaman , sesi derinden rezonans oldu.
” Ben sadece görevimi yaptım ” dedi . ” Sen ben değil mi farkındayız
Yargıç Lawlor ile herhangi bir danışma aramak . Bana gönderilen , ve
Bendurum hakkında ne düşündüğünü sordu – Ben bunu düşündüm olsun
kız tecil gidelim doğru olacaktır . ben
Ben bir örnek yapılmalıdır inandığını açıkça söyledim
çalmak için cazip olabilir başkalarınıniyiliği için , onu .
Bu gibi görünüyor , ancak mülkiyet , bazı haklar , Demarest var
Kimse bunu inkar muhtemeldir ki günümüzde elde . ” Ardından
huysuz , yarım alarma notu o da , yine onun sesiyle geldi
devam etti : “kız beni görmek istiyor neden ben anlayamıyorum . ”
Onun geride döndü beriavukat , kuru kuru gülümsedi
an.